Isparta’da Gül Yağı Hasadı Başladı: Dünya Pazarının Kalbi

Dünya gül yağı üretiminin merkez üssü olan Isparta’da hasat dönemi başladı. Türkiye’nin “gül bahçesi” olarak bilinen bu şehir, dünya genelindeki gül yağı üretiminin yüzde 65’ini gerçekleştiriyor. Tarihi 1888 yılına dayanan bu geleneğin temelleri, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi’nin Bulgaristan’ın Kızanlık kentinden getirdiği gül çiçeği ile atılmıştır. Bugün, bu çiçekler yüzlerce ailenin geçim kaynağı haline gelmiştir.

Gül çiçekleri açmaya başladığı için üreticiler, sabahın erken saatlerinde bahçelere yöneldi. Güneşin etkisinin gül yağı oranını düşürmesi nedeniyle, çiftçiler güneş doğmadan önce hasada başladı ve topladıkları gülleri hemen fabrikalara göndermeye başladı. Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyünde, işçiler tarafından özenle toplanan güller, çuvallara doldurularak işleme tesislerine ulaştırılıyor.

Yaklaşık 12 yıldır 70 dekarlık alanda gül üretimi yapan Ali Yolcu, geçen yılki don olayının rekolteyi olumsuz etkilediğini belirtirken, bu yılki verimden umutlu olduklarını ifade etti. Yolcu, “Bu yıl hava koşulları üreticiler açısından çok daha uygun. Geçen yıla göre daha iyi bir sezon geçiriyoruz. Yağmurlu ve serin hava güllere olumlu yansıdı. Geçen yıl 10,5 ton ürün almıştık, bu yıl ise 20 ton rekolte bekliyoruz.” dedi.

Erken saatlerde başlayan hasat, yüksek kesimlerde gece saatlerine kadar devam edebiliyor. Kendi üretim tesislerinde gül yağı da ürettiklerini belirten Yolcu, “Kazanlarımızda yaklaşık 60 kilo gül kaynatıyoruz. Geri kalan kısmını ise gül yağı üretimine gönderiyoruz.” diye ekledi.

Üretilen gül yağının, kozmetik sanayisinin vazgeçilmez bir ham maddesi olduğunu vurgulayan Yolcu, önemli bir kısmının yurt dışına ihraç edildiğini dile getirdi.

Gül ve gül yağı, kozmetik, parfüm, ilaç ve gıda gibi birçok sektörde değerli bir doğal hammadde olarak kullanılmaktadır. Fransa, ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, gül yağı ithalatında öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Fransa’nın Grasse bölgesi, dünya parfüm endüstrisinin kalbidir ve burada gül yağı, lüks parfümlerin temel bileşeni olarak kullanılıyor. ABD ve Avrupa’da cilt bakım ürünleri, sabunlar ve aromaterapi ürünlerinde yüksek talep görmekteyken, Almanya ve Birleşik Krallık eczacılık ve doğal tedavi ürünlerinde gül yağını tercih ediyor.

Orta Doğu ülkeleri, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, kaliteli esanslara olan yüksek talebiyle dikkat çekiyor. İtalya ve İsviçre’deki niş parfüm markaları, gül yağını üst segment ürünlerde kullanırken, gıda sektöründe doğal aroma verici olarak da değerlendiriyor. Türkiye, özellikle Isparta ile dünya gül yağı üretiminde önemli bir tedarikçi konumundadır ve ürünlerini Avrupa’dan Asya’ya geniş bir pazara ihraç etmektedir. Artan küresel talep, gül ve gül yağını hem ekonomik hem de stratejik açıdan değerli bir ürün haline getiriyor.

Author: Yusuf Kurt