Türkiye ve Güney Afrika, İsrail’e Karşı Soykırım Davasında Birlikte Hareket Ediyor

Türkiye ve Güney Afrika, İsrail'e Karşı Soykırım Davasında Birlikte Hareket Ediyor

25 Mayıs 2026 tarihinde, Güney Afrika’nın Kruger Ulusal Parkı’nda gerçekleştirilen Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, Türkiye ile Güney Afrika’nın birlikte hareket ettiği soykırım davası gündeme geldi. Güney Afrika Dışişleri Bakanı Lamola, bu bağlamda, İsrail’e karşı açılan soykırım davasının seyrine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Lamola, “Türkiye dahil birçok ülke, bu davada Güney Afrika ile işbirliği yapmaktadır” diyerek, uluslararası hukukun korunmasına yönelik çabaların önemine dikkat çekti. Ayrıca, Türkiye ile sürekli bir koordinasyon içinde olduklarını vurgulayan Lamola, “Türkiye, davaya olan desteğini açıkça belirtmiştir” şeklinde konuştu.

Güney Afrika, İsrail’in 2024 yılının mart ayında Mahkemeye sunduğu savunma dilekçesini dikkatlice incelemeye devam ettiğini belirterek, “Davanın mahkeme süreçleri içinde kendi dinamiklerini kazanacağını umuyoruz ve süreci takip etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Güney Afrika, 29 Aralık 2023 tarihinde, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği iddiasıyla İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) dava açmıştı. Ülke, Gazze’deki insani krizin aciliyetini göz önünde bulundurarak UAD’den acil ihtiyati tedbirler alınmasını talep etmişti. UAD, 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs 2024 tarihlerinde üç ayrı tedbir kararı almıştı.

Bu tedbirlerde, İsrail’in Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde belirtilen eylemleri gerçekleştirmemesi için gerekli önlemleri alması, özellikle Refah bölgesinde potansiyel soykırım tehlikesi oluşturan askeri operasyonları durdurması ve aldığı önlemleri düzenli olarak Divan’a raporlaması talep edilmişti.

İsrail, yanıt dilekçesini sunmadan önce iki kez süre uzatımı talep etti ve nihayetinde 12 Mart’ta savunmasını Divan’a iletti. Türkiye, İspanya, Hollanda, İrlanda, Kolombiya, Meksika, Şili, Bolivya, Küba, Belize, Brezilya, Komorlar ve Namibya’nın da aralarında bulunduğu ülkeler, davaya müdahil olan taraflar arasında yer alıyor.

Davanın yazılı aşaması şu an devam ederken, nihai kararın birkaç yıl içinde çıkması bekleniyor. UAD’nın kararları bağlayıcı nitelik taşırken, doğrudan bir yaptırım mekanizması bulunmadığı da hatırlatıldı.

Author: Yusuf Kurt